50143İnsanların adeta bilgi bombardımanına tutulduğu bilgi çağında herkesimden aile çocuğunun önem verme zorunluluğunu hissetmektedir. Ülkemizde buna birde eğitim sisteminden kaynaklanan zorluklar eklenince okul çağına gelmiş bir çocuğa sahip olmak anne baba için madde manevi büyük sıkıntı altına girmek demektir. Bir yanda 70-80 kişilik sınıflarda öğrenim görmeye çalışan ilkokul öğrencileri diğer yanda, sınırlı sayıda kontenjanı olan özel okullar ve Anadolu Liselerine girebilmek için büyük çaba sarf eden çocuklar hiç de iç açıcı olmayan bir tablo çizmektedir. Bütün bu zorluklar ve karmaşa içinde öğrencilerin bir kısım başarıya ulaşır ve eğitimlerini devam ettirirken azımsanmayacak bir kısım ise başarısız olmakta ve eğitimini devam ettirememekte ya da zorlanarak belli bir sınıfa kadar okuyabilmektedir.

Eğitim sistemimizin iki büyük açmazı, yeterli sayıda okul olmaması nedeniyle çocukların çok kalabalık sınıflarda ders görmeleri ve öğreteceğimiz bilgilerin çocuğun gelişim düzeyine uygun olup olmadığı araştırılmadan ders programlarının yapılmasıdır. Özellikle ilkokul döneminde, sosyal faaliyetler ve arkadaş ilişkilerinin öğrenilmesi ve geliştirilmesi ön planda olması gerekirken bunlar geriye atılarak çocuğa daha çok bilgi yükleme yoluna gidilmektedir. Bilişsel gelişimine uygun olmayan bilgileri edindiğini düşündüğümüz çocuk, bu bilgileri kısa sürede unutmakta ve bir sonraki yıl her şeye yeniden başlanmaktadır.
OKUL BAŞARISIZLIĞI VE ZEKA
Öğrenimin temel koşullarından biri çocuğun yaşına uygun zeka düzeyine sahip olmasıdır. Ancak zekaca normal olan çocuklarda da öğrenmede zorluk ve bunun sonucu okulda başarısızlık gözlenebilir.
Zekası normal olan çocuklarda okul başarısızlığına yol açabilecek bazı ruhsal sorunları şöyle sıralayabiliriz.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
Uyum ve davranım bozukluğu
Öğrenme bozukluğu
Depresyon
Okul korkusu
Bedensel hastalığı olan çocuklarda uyum sorunları
Çevresel nedenlere bağlı motivasyon eksikliği
Okul başarısızlığının çocuğun kendisinden ya da çevresinden kaynaklanan nedenleri vardır. Çocukta tek bir neden okul başarısızlığı oluşturacağı gibi birden fazla neden birlikte de etkili olabilir. Öncelikle başarısızlık sözünü açmak gerekir. Çünkü başarı ve başarı-sızlık her kişiye göre farklı değerlendirilebilen kavramlardır. Biri için başarı sayılan bir başkası için başarısızlık sayılabilir. Örneğin, bir anne çocuğunun sınıfını geçmesini başarı olarak görürken bir başka anne karnesinde tüm derslerinde iyi not alan çocuğunun takdirname almadı ya da özel okullar sınavını kazanamadı diye başarısız görebilir. Esasen başarı her çocuk için farklı değerlendirilmesi gereken bir kavramdır. Bir çocuk için başarı kabul edilen elbette başka bir çocuk için başarısızlık kabul edilebilir. Ancak burada önemli olan çocuğun zihinsel yetilerini ve bilişsel gelişim düzeyini göz önüne alarak bir değerlendirme yapmaktır. Anne babanın beklentilerine göre başarı değerlendirilmesi yapılamaz. Bir çocuğun başarısızlığından bahsedebilmek için onun bilgi ve beceri edinmede kendi gelişim düzeyindeki yaşıtlarına göre geri olduğunu görmemiz gerekir.
Çocuklarının okul başarısızlığına karşı ailelerin gösterebileceği hatalı tutumları şöyle sıralayabiliriz:
1- Aile çocuğun okul ve derslerine karış aşırı ilgisizdir. Çocuğunun durumunu ancak sene sonu karne notlarından öğrenir. Bu tip aileler çocuğun notlarının zayıf olmasına ya tepki göstermez ve işi oluruna bırakırlar ya da aşırı tepki göstererek çocuğu cezalandırırlar. Sonunda başarısızlığın sebebi araştırılmadan sınıf tekrar edilir. Eğer başarısızlık tekrar edecek olursa çocuğun eğitimine son verilir.
2- Bazı aileler için çocuğun okul başarısı her şey demektir. Dersler ve sınav notları ailenin en önemli gündemini teşkil eder. Adeta anne baba tekrar aynı sınıfı okuyormuşçasına işin içine girer. Evde sürekli okul ve dersler konuşulur, plan ve programlar hazırlanır. Bu tip ailelerin başarısızlığa tahammülü yoktur. Bir dersten çocuğun zayıf no almasız ailenin dünyasını karartır. Suçlu aranı ve genellikle başarısızlığın faturası çocuğa çıkartılır. Çocuk bu nedenle kendini çok ağır bir yük altında hisseder. Dolayısıyla asıl yapabileceğini de ortaya koyamaz.
Çocuğun okul başarısını etkileyecek faktörler
Çocuğun zeka düzeyi
her çocuğun başarısı kendi zeka düzeyine göre ele alınmalıdır. Zihin yetenekleri geri yada vasat olan bir çocuktan kapasitesi üstünde başarı beklemek gerçekçi bir yaklaşım olmaz.
Ailenin tutumu
Ailenin çocuğun eğitimine olan ilgisi çocuğun başarısı ile yakından alakalıdır. Çocuğun eğitiminde destek olmayan, dersleri ve ödevleri ile hiç ilgilenmeyen ailelerin çocuklarında başarısızlık görülme oranı yüksektir. Böyle ailelerde çocuk tek başına eğitimini sürdürmekte ve ailesinden ona destek sağlanmamaktadır. Örneğin, ödevi ile ilgili bir soru sorduğunda anne baba çocuğu çeşitli bahanelerle terslemekte ve geri çevirmektedir. Anne babanın yeterli bilgi donanımının olmaması bu tip yaklaşımlar için mazeret sayılamaz. Gerçekten anne baba çocuğuna derslerine yardım edecek bilgiden yoksun olabilir. Ancak kendi yardım edemeyeceğini düşündüğünde çocuğuna başak alternatifler sunması ve en azından ona yardımcı olabilecek ve sorunun çözümünü sağlayacak birini bulması gerekir.
Diğer taraftan çocuğunu başarıya şartlandırmış en ufak başarısızlığa tahammülü olmayan aileler de vardır. Böyle ailelerin çocukları kendilerini ağır yük altında hisseder ve her zaman başaramama korkusu yaşarlar. Bu endişe ve korku çocuğun ortaya koyacağı performansını olumsuz yönde etkiler. Böylece beklenen başarı hiçbir zaman elde edilmez.
Okul ve öğretmen
çocuğun başarı ya da başarısızlığında okul ve öğretmenin önemli rolü vardır. Okul çocuğa sağladığı imkanlar, tüm eğitim kadrosu ve eğitime bakışı ile çocuğun uyumunu artırır ya da azaltır. Öğretmen her yaş çocuk için önem ve değer verilen bir özdeşim objesidir. Çocuğun okula, derslere ve sınıf arkadaşlarına uyumunu sağlamada öğretmen birinci derecede katkı sağlayan kişidir. Öğretmeni ile iyi ilişki kuramamış, onu sevmeyen bir çocuğun derslere uyum sağlayabilme ve başarı kazanma şansıda çok azdır.
Eğitim sistemi
Her çocuğun başarısı içinde bulunduğu ortam ve şartlara göre değerlendirilmelidir. Araç gereç yetersizliği içinde çok kalabalık sınıflar ve uygun olmayan binalarda eğitim gören çocukların bütün bu şartlardan etkilenmediklerini düşünmek hayalcilik olur. Çocuklara verilen derslerin ve uygulanan programların ne kadar çocuğun ihtiyaçlarına ve gelişim seviyesine uygun olduğu oldukça tartışmalıdır. Böyle sıkıntıların yaşandığı bir sistem içinde tüm çocukları aynı kefede ele almak doğru olmaz.
Bir çocuğun derslerinden başarısız olduğu düşünülüyorsa ilkin bir öğretmeniyle konuşulmalı ve başarısızlığın nedenleri hakkında onunu fikri alınmalıdır. Bundan sonraki aşamada çocuğun ruhsal açıdan değerlendirilmesi gerekir. Bunu için Çocuk Psikiyatrisinden yardım istenmelidir.
Okul başarısızlığının başlıca nedenleri
Zeka sorunu
Ders notlarının zayıf olması çocuğun kapasitesinin bu bilgileri öğrenecek ve özümseyecek düzeyde olup olmadığı sorusunu akla getirir. Gerçekten de genel zihinsel yetileri zayıf, zekaca geri bir çocuktan yaşıtlarına benzer bir başarı beklemek yersiz olur. Siz ne kadar çaba gösterirseniz gösterin eğer çocuk zeka düzeyine uygun olmayan bir eğitim alıyorsa başarılı olması beklenemez. Bu nedenle çocuğun kapasitesine uygun bir eğitim kurumuna devam etmesi gerekir. Anne babanın beklentilerini, idealler ve hayaller değil çocuğunun kapasitesi ve yapabilecekleri belirlemelidir.
Her başarısızlıkta neden zeka geriliği değildir elbette. Zekası normal olan çocuklarda da çeşitli nedenlerle okul başarısızlığı görülebilir.
Donuk zekalılık: zekaları normale yakın  yada hafif derecede düşük olan çocukların ders başarıları düşüktür. Ailenin ve öğretmenin katkılarıyla ancak bir noktaya kadar eğitimlerini sürdürebilirler. Bu çocuklardan büyük başarılar beklemek doğru olmaz. Kapasitelerinin elverdiği kadar okula devamları önerilir. Okul sonrası ise çalışabilecekleri bir işe yönlendirilmesi daha uygundur.
Okula uyum sorunu
Okul ve öğretmenine alışamamış ve onları sevmeyen bir çocuğun başarısız olma ihtimali yüksektir. Çocuğun okul ve öğretmenle yaşadığı zorluklar ve uyumu engelleyen nedenler ortaya çıkarılmamalıdır.
Okul korkusu
Özellikle ilkokula başlama döneminde okula gitmeye karşı büyük bir tepki ile kendini gösterir. Okula gitmek istemeyen, gitseler dahi orada annesiz kalamayan çocuklarda ders başarısı beklenen düzeyde olmaz. Okul korkusu sorunu çözülmeden derslere uyum sağlamak ve başarı elde etmek güçtür.
Davranım sorunları
Okulda kurallara uyma güçlüğü olan bu çocukların arkadaş ve öğretmenleriyle olan ilişkileri bozuktur. Okul devamsızlıkları fazladır. Genellikle derslere karşı ilgisiz davranır ve pek başarılı olamazlar. Okula uyumsuzlukları nedeniyle eğitimlerini sürdürmeleri oldukça zordur.
Dikkat eksikliği hiperaktivite sorunu
Dikkat sorunu olan aşırı hareketli çocukların dersi takip etme ve ödevlerini yapmadaki güçlükleri nedeniyle başarısız olma oranları yüksektir. Sınıf içinde kurallara uyma güçlüğü olan bu çocuklar sırada rahat şekilde oturamaz dersten daha çok çevreleriyle ilgilenirler. Öğretmenin anlattıklarını ve dersi takip edemez verilen ödevleri yerine getiremezler. Evde anne baba ne kadar zorlarsa zorlasın çocuğu dersin başına oturtamazlar. Masasına oturan çocuk kısa süre içinde çeşitli bahanelerle masadan kalkar ya da ders dışı şeylerle meşgul olmaya başlar. Dikkat sorunu olup da aşırı hareketliliği olmayan çocuklar ise sınıfın huzurunu bozmayabilirler, ancak derste hayal dünyasında gibidirler. Dalıp gider, dersi dinleme yerine başka şeyler düşünürler. Evde ödevlerini çok yavaş tempoda yaparlar. Bu tip çocukların tedavi edilmedikleri müddetçe ders başarılarının artması beklenemez. Eğitimden yararlanabilmeleri ve kapasiteleri elverdiği kadar başarılı olabilmeleri tedavi edilmelerine ve tedavideki başarıya bağlıdır.
Öğrenme bozukluğu
Bu çocuklarda zeka geriliği olmadığı halde okuma, yazma ve aritmetik gibi akademik becerilerin bazıları ya da tamamında yetersizlik söz konusudur. Akademik becerileri zekalarına göre belirgin derecede geridir. Sıklıkla zeka geriliği ile karışır. Ancak uzman kişilerin muayenesi ve özel testler ile tanı konabilir. Tedavi edilmedikleri sürece bu çocukların başarılı olmaları beklenemez.
Bedensel hastalıklar
Uzun süren bedensel hastalığı olan çocukların okula uyumlarında güçlükler olmaktadır. Hastalıkları nedeniyle okuldan bir müddet uzak kalmanın yanında hastalığın verdiği ağrı, yorgunlu ve hareket kısıtlılığı gibi engeller çocuğun derslere olan ilgisini azaltabilir. Uzun süre hastanede yatan çocuklarda geri dönmede zorluk yaşanabilir. Eğer çocuk okula uzun süre gidemeyecek ise okul ile bağlantısını devam ettirmeye yönelik önlemler alınmalıdır. Örneğin günlük ev ödevleri alınabilir yada hastanede kısa süreli eğitim verilebilir.
Depresyon
Depresif çocukta genel bir isteksizlik hali hakimdir. Çocuğa ders çalışmak çok zor gelir. Dolayısıyla ders başarısı düşer. Arkadaş ve öğretmeni ile ilişkisi azalır ya da bozulur. Ailenin bütün ısrarlarına rağmen çocuk okula gitmek istemediğini belirtir ve zamanla okula gitmemeye başlar. Aile bu isteksizliği basit bir kapris veya tembellik olarak yorumlar. Sonunda zorlamalar artar ve çocuğa ceza verilir. Bu durum sorunu çözmediği gibi çözümünü daha da zorlaştırır. Tedavi sonrası genellikle okula uyum sağlanmaktadır